Reklam meklam: “Şiir gibi kampanya”

D&R mağazalarında artık şiir kitabı satılmayacakmış! Bu haberi “sosyal medya” üzerinden okudum. Hiç şaşırmadım. Zaten en “baba” şiir kitabı bin adet sattığında yayıncı gerdan kıracak hale geliyor.

“Çok Satan”lar ile “Çok Hızlı Satan”ların hükümranlığında ezilip duran gariban şiir kitapları, rafların en ücra köşelerinde boyunları bükük bekleşip dururlar kendilerine uzanacak o mübarek elin hasretiyle. Elektronik aletlerden yayılan kemanımsı gıy gıylar eşliğinde “anam, canım anam”larla başlayıp dinî ve millî bam tellerine şelpe tekniğiyle abanarak sulu zırtlak yâveleri şiir diye yutturanların ortalık yere bıraktıklarını şiir zannedenler o kadar çoğaldı ki, “klip” mantığında seyredilen “şiir”in edebiyat tarihine malolmuş isimlerini bilen, okuyan (da) kalmadı memlekette neredeyse. Kitabevlerinden atılması düşünülen şiir kitaplarına reva görülen faşizan tavrın antidemokratik yanını yazmaya gerek bile yok tabii!

Reklam yazarlarının şiirle ülfet etmeleri gerektiğini yeri geldiğinde yazıp durdum. V. B. Bayrıl da “aklın yolu bir”den geçer gayet dokunaklı bir Ersin Salman anekdotuyla. Duayen reklamcıların bu husus hakkında neler dediklerini öğrenmek isteyenler Sözcüklerle Dansedenler‘i mutlaka okumalıdır. Bu vesileyle SD’de bir yazısıyla ve dört şiiriyle yer alan Bilgin Adalı’yı anayım. Mekânı cennet olsun. Manajans, Cenajans, Parajans’ta reklam yazarı ve yaratıcı yönetmen olarak çalışmıştır müteveffa Bilgin Adalı. Berkant gibi, o da 1 Ekim’de Hakk’a yürüdü.

Genellemeler tehlikelidir elbette. Ancak şiire burun kıvırdığını ileri sürmekten imtina edecek de değilim reklam yazarlarının. Görünen köy GPS istemeyecek kadar ortada maalesef. İlanlardaki Türkçe sefaletini kenarından köşesinden yazmaktadır bu fakir birkaç yıldır. Hem de her şeye rağmen. Ahmet Hamdi’nin, Ahmet Muhip’in, Ece Ayhan’ın, Turgut Uyar’ın, Cemal Süreya’nın bir dizesini ezberine almamış reklam yazarı kardeşlerim eksik bakar hayata, insanlara, reklamverene, reklama… Bakar bakmasına ama karşıma “şiir gibi kampanya” başlığıyla çıkınca da beni canevimden vurur!

Hayatımızdan şiiri çıkardık, cicili bicili kitapçılardan da kovma arifesindeyiz. “Manili” bir ilanla burun buruna geliverince, yüzümün kasları suya damlamış zeytinyağı gibi genişleyiverdi. Bir otomotiv şirketi “şiir gibi” bir ilan hazırlayamamış olsa da “şiir” kelimesini ilanında kullanmış ya… O yetti bana!

Bitirirken bir sorum olacak: Niçin “2500” de, niye “18.000”? Niçin?


Yorum bırakın