Reklam meklam: Bir şeyi güzel hissediyorum da…

Kendimi_KP

Aferin! Poker mi oynuyorsun güzelim? Elin mi güzel? Neren güzel? Annen güzel de ben mi çirkinim? Şu “BEAUTY SÜTYEN” ne ayak? Penti’ye bu posteri hazırlayan hangi “acans” acep? Beauty and The Beast  sanki! İç çamarı modelimiz fena değil ama Türkçe berbat! Bu “dublaj Türkçesi” denen garabetin ta kendisidir!

– Tanıştırayım, bu “dublaj Türkçesi”, dostum.

– Hey, bu harika adamım!

“Kendimi” nerede, “kendimi”? Bu işi hazırlayanlar kendinde değildi, bu muhakkak. Hatta daha da ileri gidip bu işi hazırlayanların muhtemel cevabını yazmak istiyorum: Meraklanma hacı, “kendimi” gizli özne. Biraz daha ileri gidiyorum ve ağzımın payını veren bu “yaratıcı” arkadaşların arkamdan neler diyeceklerine dair beyin fırtınası yapıyorum: “Herife lafı nası koyduk ama moruk!”, “Ulan Türkçenin muhtarı sen misin? Biz kreatifiz oolum, dille tabi oynuycaz! Sen o kıyrıtık köşende yaz dur daa! Hadeee!”

Bacım, hele bir yol deyiver bana; neyi “güzel hissediyorsun”? “KENDİMİ GÜZEL HİSSEDİYORUM” yazmayanlar Türkçeye ihanet etmektedir. Reklam Özdenetim Kurulu bu tür nüanslara kafayı takmıyor nasılsa… Yazın, yırtın, parçalayın Türkçenin bereketli rahmini!

“SÜTYEN” de “sutyen üstelik! Süt-meme ilişkisini bu güzide iç çamaşırına uygularsanız, kıçımıza geçirdiğimiz iç çamaşırına ne isim vereceğiz? Somebody That I Used To Know’u terennüm eden Gotye bu işe bozulabilir, benden söylemesi.

Ekmek paranızı kazandığınız işe saygı gösterin artık! Öncelikle işinizi ciddiye alın, daha sonra sizi ciddiye alırlar, hiç tasalanmayın.


Yorum bırakın