Author Archives: adnanalgin
Cin olmadan adam çarpılmıyor maalesef!
“Gereksiz taramalardan kaçınmak” deyimini (bence bir “alt dil” unsuru olarak deyimleşmiştir), rahmetli Oğuz Aral’ın, çiçeği burnunda karikatüristlere dair sık sık kullandığını okur idim bir vakitler. Başkent İletişim Akademisi de gereksiz taramalar denilebilecek bir “bilgi eksikliği” içinde çok bilinen atasözümüzü yalan yanlış yazıp bir de tashih etmeye kalkışmış ve ortalığı batırmış.
Dik ve derin uçuruma “yar” denir, Farsça “yâr” ise “dost, sevgili” demektir. Tıpkı, Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Ne yârdan geçilir ne serden” dizesindeki gibi. Hatta “diyar” da “kısa” okunmaz; “diyâr” diye okunur uzatarak. Tıpkı “mavi” değil de “māvi” diye “uzatarak” okuduğumuz gibi. Bir “çok bilmişlik” yapacaksanız zerre hatanız olmamalı. Ne “ane”si Allah aşkına! Güzelim, dolu dolu “ana”mızı ağlatmaya hakkınız yok, reklam yapmak uğruna!
Reklam meklam: “Hayal” ile “fikir” arasındaki fark nedir, bilen parmak kaldırsın!
“Hayal” ile “fikir” arasındaki farkı bilmiyorsan kalemini kırmalısın!
M. L. King’in, “I have a dream…” diye başlayan o unutulmaz konuşmasını da mı duymadın?
https://www.youtube.com/watch?v=3UvKk7Mt2_0
Erkek çocuk: “Anne bir fikrim var; büyüyünce yıldız bir futbolcu olacağım ve sen de hep televizyona çıkacaksın.”
Anne: Süper bir fikir!
Kız çocuk: Anne, bir fikrim var; ünlü bir şarkıcı olacağım ve senin için şarkılar yazacağım.”
Anne: Bu da süper bir fikir!
Kız çocuk: Anne, çikolata var mı?
Anne: “Bu konuda da en taze fikir bende; Kinder Pingui.”
