Author Archives: adnanalgin

“Video klip” neymiş, bi’ görün bakalım!

Arve Henriksen & Jan Bang, Migration


Ders: Türkçe Konu: -de/-da ekleri

Da_KP

Bir yazım kılavuzu da benden “MEVLANA-DER”e…


Twitter kullanıcılarına kıyak üstüne kıyak – 3

Sûrette nazar eyler isen sen ile ben var
Ammâ ki hakikatte ne sen var u ne ben var

Lâedri


Twitter kullanıcılarına kıyak üstüne kıyak – 2

Gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile

Neşâtî


Aman aman!

Sosyal medyada video paylaşanlar arasında “komşu”ya olan ilgi aşikârdır. Ve o video paylaşımlarının “olmazsa olmaz” ismi ise Hariklia Rupaka’dır; yani o çok bilinen ismiyle Haris Alexiou!

SigraYeni Türkü, bestekâr Manos Loizos’u öyle bir tanıttı ki bizlere… Yıllar geçse de kalbimizde açtığı oyuklar hâlâ çok taze. “Ola Se Thimizoun”u Murathan Mungan’ın sözleriyle az mı mırıldandık! Dedik ki, “Olmasa Mektubun”… Yerine göre gırtlağımızı yırtarcasına haykırdık! Ağlamak yok, hayatı tiye alıyoruz artık. Tİ= Tartışma, İnatlaşma. Hayatla tabii.

Harula’nın adamı rakı bardaklarına sürükleyen sesini anlatacak değilim. O “komşu”nun da, müziğe âşık olanların da bi’ tanecik ablası… Severiz kendilerini. “Mia Pista Apo Fosforo”yu ise bendeniz ayrı bir severim! “Minik Serçe” bu şarkıyı “Her Şeyi Yak” olarak yazdı. Orijinali de, uyarlaması da öldürücü. Ölürüz icabında!

Harula’yı sevdiğim gibi, metrobüs yolculuğumu katlanır hale getiren bir “komşu”m da Eleftheria Arvanitaki’dir. Klişe olacak ama hararetle tavsiye ediyorum kendilerini. Bu yazının çerçevesini çizen şarkı ise “Tha Spasso Koupes”. İngilizcesi “I’ll Break Glasses”.

Sürpriz şurada: Eleftheria’ya eşlik eden isim bizim Harula! Eşlikten ziyade ufak ufak omuz veriyor fıkırdak şarkıya “aman aman”larıyla… Yanlış okumadınız, Türkçe “aman aman”!

Evinizde deneyebilirsiniz. “Aman aman” pek yaman!


Ben güzele güzel demem Venezüella’dan çıkmazsa!

Süavi Süalp-İsmail Gülgeç ikilisinin “Gündüz İnsan Gece Hırt” adlı bir çizgi roman serisi vardı. 1978-1981 arasında Milliyet’te yayımlanırdı. Gündüz normal bir vatandaşken, geceleri TV ekranı karşısında “hırt”laşan kadın avcılarını, “capture” uzmanlarını andım dün, bu çizgi romandan yola çıkarak. Dün onların bayramıydı da!

Maria-Gabriela-Isler-Miss-Universe-2013-Reaction

Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen 2013 Kâinat Güzellik Yarışması’nda ipi göğüsleyen güzel âdet olduğu üzere yine Venezüella’dandı: Gabriela Isler. Şu hayretine bakınız güzelimizin. Niye bu kadar şaşırmış, anlamak mümkün değil.

Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro, bu birinciliğin “zafer” olduğunu belirtmiş. Yedinci kez “Kâinat Güzeli” çıkaran Venezüella’nın güzellik kraliçesi yetiştirme kamplarını düşününce bu “zafer” pek de şaşırtıcı değil esasında. Gabriela’nın bu hayretini pek artistik buldum doğrusu! Ağzının istihap kapasitesini, kozmetik dişlerini göstermesi gerekir neticeler açıklandıktan sonra. Âdettendir bu da. Dünya medyası bu tür “reaction” hallerini pek sever.

Müteveffa Hugo Chavez, “Bu yarışmalar emperyalist ve oligarşik güçlerin ürünü” demişti ama kaç para! Kaç Para Kaç!

Şimdi de rakamlar: Venezüella’da 2012 yılında 256.000 estetik ameliyat yapılmış. 5 Mart 2013’te vefat eden H. Chavez’in ülkesinde yılda 45.000 kişi “liposuction” yaptırıyormuş! Buna 40.000 “botox”u da ekleyin.  30.000 kadının da güzellik amaçlı meme estetiği operasyonunu katın bu rakama…

Eh yani Gabriela, bir de açmışsın ağzını bir aslan yavrusunu kapacak kadar! Bize de mi lolo?


Gin, jean, cin: Emin misin Hakkı baba?

Hakkı


Damla sakızı

damla sakızı

“Damla sakız hayallerimize yakamoz vursa / Bari öyle canlansa da hayat bulsa / Ne iyi olurdu kalbe kan yine / Hücum etse” sözlerindeki “damla sakızı”nı aktarlarda bulmanız mümkün.

Reklam sloganını adam gibi yazamayan, ifade özürlü “yazarlar”ın cafcaflı paketlerdeki kimyasallara hormonlu Türkçeleriyle düzdükleri methiyeleri bırakın da damla sakızı çiğnemeyi “gerçekleştirin”. Reklam metinlerinde ve reklam verip de adamı verem eden müşterilerin bayıldığı bir kalıptır “gerçekleştirmek”, bilmiyor muydunuz? Hani utanmasalar, “çişimi gerçekleştirmeye gidiyorum” diyecekler!

Damla sakızı çiğneyelim arkadaşlar! Yakında o da tarih olacak bu gidişle!


N/A


Günün şarkıları: Nights in White Satin ve Melancholy Man

Şarkılar ağlatır kimi zaman. Belki siz ağlamak istersiniz de şarkı birkaç dakikalık katalizördür nefsinize. Moody Blues’un bu efsane mertebesine yükselmiş şarkısını ne vakit dinlesem gözlerime bir haller olur. Dilek tutarsınız ya şarkılardan… Benim şansıma Melancholy Man düştü. Akıllı olduğu söylenen cep telefonumun müzik çalarını devreye soktum, Parçalar kategorisini açıp işaret parmağımla bir fiske attım ve talihime bu şarkı çıktı!

MM

Bu enfes şarkı, benim kült TV dizim Öyle Bir Geçer Zaman Ki’de kullanılmış mıydı, emin olamıyorum ama pek çoğunuzun hatırlayacağı Nights in White Satin de (ÖBGZK, 13 Bölüm, Soner ile Süleyman. – Slymn: İçeceksiniz? – Snr: İçeceğim. – Slymn:  Keyiften mi, yoksa kederden mi? – Snr: Ne fark eder ki?) gözlerinizi karıncalandırma potansiyeli bakımından epey okkalı bir şarkıdır. Karıncalansın gözler, tutmayın kendinizi… “Mood”unuza uyar mı Moody Blues? Uysun da büyüsün hayat, ninni; uysun da küçülsün kalpler ninni…

Bu dizinin başarılı olduğu noktalardan biri de buydu zaten: müzik kullanımı. Dario Moreno’nun Hatıralar Hayal Oldu parçası eşliğinde Cemile’nin (muhteşem Ayça Bingöl) bacaklarını altına aldığı divanda camdan dışarıya (esasen hayatına, geçmişine) bakıp da gözyaşı döktüğü anlar da unutamadığım sahnelerdendir.

Ota boka ağlamayalım. Ağlayacaksak sebebi de, melodisi de sağlam mı sağlam, güzel mi güzel olmalı; sözleri yüreği dağlamalı. Ağlayalım gülünecek halimize o zaman. Neyi bekliyoruz, zamanımız kısıtlı.