And Recep And Zehra And Ayşe!

Fasuülye and

Yönetmen Yusuf Kurçenli’nin yönettiği ilk film olan 1983 tarihli “Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe” filminin afişini hatırladım ister istemez Maslak-Doyaş’taki bu “and” işareti gani görselle burun buruna gelince.

Bir bilmece sorsam? Lafını sakınmayan, düz ve dümdüz giden eltiye ne denir? Biraz düşünün. Bulabildiniz mi? Cevabı yazdığımda ne kadar “gıcık” & “kıl” olduğumu düşüneceksiniz ama sanal âlemlere akacak elti de yerinde duramaz zaten. Cevap: Düzelti.

Düzelti: Fasulye. “Kuru Fasülye & Pilav & Cacık” yazan müessese her ramazanda “tadilat”a girer antrparantez. Başını sıkı sıkıya kapayıp saç tellerini hapsedenlerin, ayaklarını cümle erkeğe açmasına benzeyen hazin bir tenakuz, değil mi bu kuzum?

Şu “&” imini kullanmayı bi’ halt zannetme illetinden kurtar kullarını ya Rab!

 

 


Ben Yandex değilim!

Yandex

Arama motorlarındaki “tekel”i kırmaya çalışan Rusya merkezli Yandex’in İstanbul’un sokaklarını parselleyen ilanlarında gözüme bir çapak takıldı bu sabah. Yer: Maslak. Saat: 08.14.

Bu çapağa “nüans” adı da verilebilir elbette. Hani hayatımızdan bütün bütün attığımız o hayati (İlgi: Hayati Asılyazıcı) kelime, okuyunuz kelime kelime Kelile ile Dimne! Afro saç stiliyle telefonunu kurcalayan yeniyetmenin ağzından yazılan bu cümlede “bulucam”ı kullanıyorsanız şayet, “nerden”i kullanmanız gerekirdi. Geçmiş olsun.


Sesimi duyan var mı?

16 Mayıs’ta, saat 08.55’te işbaşı yapıp da 17 Mayıs’a işyerinde giren, 01.44’te hâlâ müşterinin onayını bekleyen ve sesimi duyan var mı? “Ezber bozan kaza” gibi bir “söylem”i de duydum ya mesaide onay sürecini edâ eylerken, ezber bozan mesailerde… Ölsem gam gam style!

Yazık be sana Türkiye!


“BRIEF SİLAHI”

Brief brief

Fikir iyi de “briefle” ve “briefe” olmuş mu hiç? Ecnebi kelimelere ek getirdiğinizde apostrof (“kesme imi”) kullanmayı ihmal etmemeniz gerekir. Güzelim “BRIEF SİLAHI”nın birkaç mermisi karavana maalesef. Ha gayret, olacak. Bu arada, 10 maddeyi de çok tuttum. Bilhassa 6. maddeyi…


Selim Sesler’i de kaybettik. Ruhu şâd olsun.


Akla zarar işler – 2 Kesin tıraşı!

Türk tıraşı

17 Nisan 2014 tarihli “Akla zarar işler – 1″de Etiler’den Diba’nın akla zarar “billboard”unu masaya yatırmıştım. Şimdi yine Etiler’e, İstanbul’un nezih semtine uzanıyoruz boylu boyunca. Hazırız değil mi? Uzanalım.

Maslak’ın sağını solunu parselleyen “elit kuaför” ilanlarından kaçmanın imkânı olmadığını klavyem büküldüğünce yazmaya çalışıyorum. Bu “kuaför” işlerini hazırlayanlar kimlerse bu dünyada yaşamıyor olmalılar. Yaşamıyorlar; çünkü bu canlılar ne reklamdan ne de Türkçeden anlıyorlar. “Ne ne” kalıbında fiil müspet kullanılır. Aman diyeyim çocuklar, sakın ha!

Kameraya bakan bakana maşallah! Adem Terzi objektife bakıyor, hele o manken kardeşimizin zorakî tebessümü… Ürkütücü. “Olmadı, baştan!” demek kimsenin aklına gelmemiş niyeyse. Besbelli bu “arşivlik” poz çok beğenilmiş. Acemice bile denilemeyecek kadar hazin.

“Dünya’nın yeni trendi”nin Türk tıraşı olduğu özellikle vurgulanmış. Sanal âlemin vazgeçilmezi sihirli “hashtag”le… Farsçadır oysa “teraşe” ve “traş” olarak değil, “tıraş” olarak yazılır. “Tiren, öpsün seni Zeki Müren” değildir. O “train”, olmuştur Türkçede “tren”. Çenenizi okşayarak dinleyiniz, “Take the a Train”.

“Dünya’nın” yazmak da çıldırtıcı bir hadise! Hadise bile (bu “bile”ye takılmasın lütfen) “Dünyanın” yazar, o kadar gurbet ellerde kalmış olmasına rağmen. “Karşın” size kalsın, “rağmen”i kullanmama karışmayın, hatta yaylanın! O yaylanın çimenine hatta, neyse. Sabah sabah şarap içmemem lazımdı, hakkınız var. Eh, üstüne de Nutella-muz-çilek üçlüsünü mideye indirince, haliyle düz duvarda patinaj yapabiliyor insanın erkek tayfası, hürmetler…

Üzülmesin Adem Terzi, mürekkep yalamış reklam ajansı çocukları da “Dünya’nın” yazıyorlar cümle içinde. Astronomiden bahsetmiyorsanız, gezegenlerden söz etmiyorsanız her daim “Dünyanın/dünyanın” yazılır. Dünya kadar işim var, demediniz mi hiç? Seni dünyalar kadar seviyorum, demişsinizdir artık yani! Onu da mı demediniz? E, o zaman siz dünyanın kahrını da çekmemişsiniz, canım efendim, buna hayat mı denir Alla’sen! Yok, soru cümlesi değil de ondan, şey, yani…

Ortadoğu ve Avrupa’da “Türk Traşı” bir virüs gibi hızla yayılıyormuş. Christiane Amanpour devreye gir artık! Röportajlar nerede? Acep etek tıraşı ne âlemde? Askerlik yapan her erkeğin soğuk duşudur “etek tıraşı” teranesi. Unutalım gitsin en iyisi. Ancak “Etilerdeyiz…”i unutmak ne mümkün! Hâlâ apostrof (çok okkalı bir terimdir bu Mösyö Apostrof) nerede ve nasıl kullanılır bilinemiyor, buna aklım bir türlü basmıyor.

Ulan, karıya kıza giderken prezervatifini özene bezene seçiyorsun; yok geciktirici etkili olsun, yok dip kısmı tırtıklı olsun, hatunu azdıracak koku da sıkalım falan diye geberiyorsun ama iş ufacık bir kesme imi koymaya gelince… Tııısss! Ayıptan da öte, sen sus Goethe konuşsun!

Dünyanın yeni trendi bu: Yaptığın işi savsakla, kendini geliştirme ve olduğun yerde say, ne kendine ne de tüketiciye saygı duy ama geberene kadar hava bas! Kesin lan tıraşı!


Bu Kanunî ise Halit Ergenç’in canlandırmaya çalıştığı kim?

Kanunî

Bu Mülkün Sultanları, Necdet Sakaoğlu


“Her şey” Türkçenin sağlığı için!

Her şey_YP


N/A


At kafası!

Adım Feyza değil, soyadım da Algın, özür dilerim. Sakal da koyduk, ı-ıh, kâr etmedi. Zarif insan, kıymetli yazar Feyza Hepçilingirler Hanım, “Off” diye diye kitaplar yazıp duruyor… Beni atın bir köşeye, Feyza Hanım da ciddiye alınmıyor gördüğüm kadarıyla mateessüf.

“Maxx Royal Belek’ten sonra Haziran’da Kemer’de” yazımında elbette YANLIŞ var. Sorarlar adama: Haziranın kaçında beyler? “Haziran’a kadar Ora’da” olanları duyuran reklam ajansının okumuş yazmış çocuklarına soralım: Haziranın kaçına kadar Ora’dasınız veya oradasınız, bi’ deyiverin hele! Kelime oyununa kafanız çalışıyor da ayları ne zaman apostrofla ayıracağınıza mı kafanız basmıyor? Bana hafakanlar basıyor! Basın paraları reklama da Leyla’ya da!

Dedim ya, adım Feyza değil, soyadım da Algın, özür dilerim. Sakal kâfi (“şapka” kalkmadı canım) gelmedi, Diesel jean giyip üstüme de esprili siyah bir tişört mü geçirsem acaba? Facebook üzerindeki RYD’nin Türkçe Bilgisi’nde üç yıla yakın dilimde tüy, klavyemde de kir bitti… Netice: Sıfıra sıfır, elde var -koca bir- sıfır! Hâlâ ayları cümle içinde büyük harfle yazmalar, kesme imiyle ayırmalar… Of! Türkçe “Off”!

Bir daha yazayım: Bir ayın günü belirli ise o ay büyük yazılır, gerektiğinde de kesme imiyle ayrılır. For example: 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkmak yassah! Mayısta ne hoştur müşterinin revizyonlarını beklemek… Var mı bi’ sıkıntısı olan? Hey, adamım, sorun yok di mi? İşte bu ya! Aynen! KİB.

Haziran MaxxRoyal