Bu “herşey” de Şişli Belediyesi’nden bütün çocuklara!

Herşey_KP_Şişli


Düzelteceksiniz: Her şey!

Cansın herşey


“Konsept”, “&”, “orjinal”, “hikaye”…

& imi kullanmak hiç o r i j i n a l değil. ^ imi kullanmamak ise “konsept”e aykırı!

orjinal_KP

 

Bıkmak yok: Hoş geldiniz!

MetroCity_Hoş_KP


Yumurcak’ın Türkçeyle imtihanı: Otur, sıfır!

Yumurcak_Her Gün_KP

IMG_0462

Hele bir “HER GÜN” yazmayı öğrenin de…


Dizi dizi inci, “tarihsel dizi” kategorisinde nasıl oluyorsa birinci!

Dün gece o kanal senin bu kanal benim gezerken, bir “tarihsel dizi”ye tesadüf ettim. Kostümden tasarruf edilmemiş; metrelerce, top top allı güllü kumaş kullanılmış. Oyunculuklar Flash TV’nin dizilerindeki oyunculuklardan bir tık önde. Diyaloglar inandırıcı olmaktan o kadar uzak ki! Ara ara bakmaya çalıştım bu “tarihsel dizi”ye. Epey zorlandım. Sorum şu: Ağdalı bir şekilde ve sık sık kullanılan “lâkin“, “zîrâ” kelimeleri bir TV dizisini “tarihsel dizi” yapmaya yeter mi?


Toprağın bol olsun Michael Jackson! Gülse Hanım sizin de dünyalıklarınız…

BonusGülMichael Jackson gerçekten “superstar” bir pop ikonu! Bu inkâr edilemez. Bir vakitler Hakan Peker şarkısına meze yapmıştı Michael Jackson’ı. Şimdilerde Yalan Dünya’nın “star”ı, senaryo fabrikası Gülse Birsel kedili, köpekli, güvercinli bankanın kredi kartı reklamında kullanıyor Jackson’ın adını en bozuk Türkçesinden, en yayvanından…

Espri algılama eşiği yerlerde sürünen D grubunun (siyasî partilerin can suyudur bu grup) hedef alındığı belli. Yoksa başka nasıl izah edilebilir, “kazanıceksin” esprisi! “Mehmet”in “mimiit” diye telaffuzu da bu gülünçlü reklamın vurucu esprisi olmalı!

“Benzin”in telaffuzundaki “açık e”ler ise “cahal” ve cevval kasiyerin alametifarikası mı acep? Halka dair müthiş gözlem kabiliyeti diye buna derim ben! Hele hele “akaryaaaaaakıt” telaffuzu yok mu! Tabii ki var! Olmaz mı? Can alıcı, ölümcül bu “akaryaaaaakıt” esprisi ise kedili, köpekli, eşekli bankanın reklamındaki “share”i kim bilir ne biçim uçurtur artık, peh-heeey!


Yapma Travis!

Travis

“Driwer” değil tabii ki, “driver”.

Driwer


Yeldeğirmeni, internet kafe, Soner Sarıkabadayı, Neil Gaiman, The Ocean at the End of the Lane ve bendeniz… Az kaldı, bekleyiniz!


Düzelteceksiniz: HOŞ GELDİNİZ

KP_Hoşgeldiniz

Bıkmak yok, yazacağım. “Welcome” adlı İngilizce sözcüğün karşılığı Zargan’da da, Tureng’te de “hoş geldiniz” diye verilirken bu rezillik neyin nesi? Levent Erden sorsun mu? Soruyor bağıra bağıra: BU NEYİN KAFASI?

Bu akla ziyan işin bir de “art”istik boyutu var. Bir “art direktör”/”sanat yönetmeni” başı dönmüş bu apostrofu ve espası görüp de nasıl rahatsız olmaz acaba, nasıl? Sen de söyleyemezsin ki güzelim Jane Russell!