Camdan Kalp versus Kaşardan Kalp

14 Şubat 2010’daki “AB GRUBU KAN DEĞİL, İZLEYİCİ ARANIYOR” başlıklı yazıma iliştirdiğim “kaşardan kalp” görseline 2012’de aşırı bir ilgi var birkaç gündür. Niyeyse! Yörsan’ın soru ekini ayırmayı bilmeyen tezgâh altı bir “reglam acansı”na yaptırdığını zannettiğim o “absurd” kaşardan kalp (Seyrediniz: Camdan Kalp, Fehmi Yaşar) fikri bu sene günün mânâ ve ehemmiyetine mütevazi (Hayır, yanlış yazmadım; o “mütevazı”dır.) bir şekilde arama motorlarında harıl harıl aranır olmuş. Hep derim: Bu memlekette her şey olabilirsiniz ama rezil olamazsınız.

Devir pişkinlik devri! Televizyona ilk kez çıkan bir genç kız veya erkek herkesin önünde en ufak bir rahatsızlık duymadan gerdan kırıp göbek atıyor, stüdyodaki “memur seyirci” önünde hoplayıp zıplayıp türlü şaklabanlıklar yaptığında, buna “enerjin yüksek” deniliyor artık! Onlarca seyircinin önündeki masum mahcubiyetleri, zarif tavırları, nazik jestleri, hafiften kızaran yüzleri ara ki bulasın!

“Komşu”da iktisadî vaziyet ürkütücü bir tablo çizerken, Türkiye’nin “büyükşehir”lerinde “Sevgililer Günü” teranesi allanıp pullanıyor dört kol çengi. Zibidilikte ise sınır tanınmıyor. Meyvelerden kalpler, ayıcıklar, börtü böcek şeklinde çikolatalar (endorfin artmalı mutlaka), şampanyalı manpanyalı “günün fırsatı” kampanyaları, kral dairelerinde bir gecelik unutulmaz dakikalar gırla gidiyor! Hangi firmanın ilanıydı hatırlayamadım şimdi ama adamlar “aşkın modası geçmez” şaşkınlığıyla bu mühim günü selamlama telaşına düşmüşler. Aşk ve moda… Tebrikler! Geçen yıllarda “petting” mi moda idi? Şey, bu yıl ne moda? Aşkın modasını o kadar iyi takip edemiyorum da… Sert… Ivana Sert! Göstergebilimsel analizlere balıklama dalmamak için Mamak’ta damak kütürdeten lezzetleri yâd edip tornistan ediyorum bu abidik gubidik bağlantıdan. “Aşk”ı “moda” ile ilişkilendiren o firma Sarar olabilir. Bu sabahki metroya yetişme hengâmesinde cep telefonumun mütevazı kamerasını devreye sokamadım. Cehennemde İki Devre gibi değil mi hayatımız, muhterem Zoltan Fabri severler? Bu tip sözde “özel” günlerin gayesini biliyoruz: Tüketilircesine tüketim.

Sevdiğinizi bu sene adamakıllı şaşırtmak istemez misiniz? Râsih’in bir beytini imdâda çağıralım o zaman. Siz de bu nadide beyti bir zahmet ezberleyiverin artık. Şöyle:

Süzme çeşmün gelmesün müjgân müjgân üstüne

Urma zahm-ı sîneye peykân peykân üstüne

Tembeller için: Çeşm=Göz, Müjgân=Kirpik, Zahm-ı sîne=Göğüs yarası, Peykân=Cirit, ok gibi savaş âletlerinin ucunda bulunan sivri demir


Yorum bırakın