– Sizi tekrar televizyonda görecek miyiz?
Okan Bayülgen: Tekrar televizyonda bir şey yapılamaz şu anda. Yapılamaz. Televizyon batıyor. Televizyon sektörü batıyor. Gidip onlarla beraber niye batayım ki?
– Sizi tekrar televizyonda görecek miyiz?
Okan Bayülgen: Tekrar televizyonda bir şey yapılamaz şu anda. Yapılamaz. Televizyon batıyor. Televizyon sektörü batıyor. Gidip onlarla beraber niye batayım ki?
TDK adlı kurumun genel ağında (“internet”) bulunan “Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü”nden aldığım bu atasözü, “ölümü bile göze alarak kendisinden kat kat güçlü olan yaratıklarla boğuşur” olarak açıklanmış!
Breh breh breh! İşe bakın hele! Ölümü göze almak nerede? Peki ya, kendisinden kat kat güçlü yaratık?! Pes vallahi! Talebelerin ve reklam ajanslarının “kılavuzu” olan bu müessese kurum içinde ve şu atasözünü dahi izah etmekten uzak. Yazık, çok yazık.
“Yüzsüzlükle sıvanmış ahlaksızlık, cehaletle yoğrulmuş kibir, acizlikle kamçılanmış saldırganlık: İşte yeni yaşam değerlerimiz.”
Ekrem Işın
“Her tür yazı zırvalıktır. Bir anda ortaya çıkıp akıllarından geçen her şeyi kelimelere dökmeye çalışan insanlar domuzdur. Bütün yazarlar domuzdur. Hele de günümüz yazarları…”
Antonin Artaud
“Bakar ibretle denizler, karalar dalgalanır.”
Şadi Usal/Sadi Uşal
Mühim not: Can Yücel veya Cemal Süreya diye de sallamayın eğer sosyal medyanızda kullanacaksanız!
(…)
Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlıyacaktı.
Nâzım Hikmet Ran