Selamlar canım, debrief tarafında alignment sağlayıp approval alırsak okeyiz. Health asset’lerini drop etme noktasında green light yakmışlar, bu bizim için majör bir win. Global scale’deki “world’s number 1” claim’inin altını backup’layamadıkları için orayı ben drop edeceğim. Markanın o vizyonda olduğuna dair pek buy-in olamadım açıkçası.
Reklam sektörüne az buçuk bulaşmış olanlara bu “stratejik” ağız gayet tanıdık gelmiştir. Peki, ya sadece televizyon ekranlarından ötesine uzanamamış olanlar? Onlar belki de kıl biberin iki adet 200 TL’lik banknot edişine edecek küfür bulmakta zorlanmaktadır. Küfür ki en çok yakışandır biz emeklilere değil mi Hilmi Bey?
Şimdi bu “melez” dilin deriiin şifrelerini çözeceğiz ey şanslı okur! Hazır mısın? Başladık:
Selamlar canım, değerlendirme toplantısından onay alalım, bu yeterli olur. Zaten “sağlık”tan vazgeçmemize tamam demişler, bu bizim için iyi. Küresel işlerle ilgili “dünyanın 1 numarası” iddiasının altını dolduramadıkları için orayı da ben atarım. Markanın dünyanın 1 numarası olmasına pek inanmıyorum açıkçası.
Ne oldu böyle yazınca?
O “global” ışıltılar sönüverdi, “claim”lerin heybeti un ufak oldu, “drop”ların o modern fiyakası lunaparklarda satılan balonlar gibi uçup gitti. Geriye ne kaldı? Bir reklam ajansı çalışanının, yerelden küresele açılmaya çalışan markanın “dünyanın 1 numarası” iddiasına inanmadığı için projeden bir parçayı atıverdiği renksiz, heyecansız bir iş notu…
“Debrief” dediğinizde sanki Pentagon’dan gizli bir operasyon raporu almış gibi bir hava basabiliyorsunuz. “Vazgeçtim” demek neden bu kadar zor? Yoksa “drop” edince daha mı az suçlu hissediliyor? “Claim” de eklendiğinde o raporun havasına, Americano’yla “şalına şalına” yürümek gibisi yok!
İngilizce kelimeleri mesaja serpiştirerek “stratejik dâhi” gibi görünmek çok kolaydır. Ne var ki o göz boyayan “word”leri mesajdan çekip çıkarınca, o pırıltılı “kreatif” dünyanın aslında ne kadar mat ne kadar düz ve ne kadar “sıradan bir memuriyet” olduğu kabak gibi (dil cahillerinin sosyal medyalarında “tabak gibi” yazıldığını görebilirsiniz) ortaya çıkıyor.
Netice-i kelâm: Kelimeleri İngilizce yazınca yapılan iş “vizyoner” falan olmuyor; sadece yetersizliğin yabancı kelimelerle ambalajlanması ve banka hesabına yatacak maaşın zam dönemlerinde artışı sağlanmaya çalışılıyor. Etraftaki deneyimsiz çalışanların nezdinde ise “dâhi” kalkanı örülebiliyor.