Yok öyle şey!

Metrobüse binip oturabilme mücadelesi vermeyen, bunu tecrübe etmeyen sosyoloğun ahkâm kesmesine tahammül gösteremem!


Bizet

“Ukde”yi, “uhde”yle karıştıranların köşe yazarlığı yaptığı bir memlekette hiçbir şeye şaşırmamamızı öğrettiler, Georges Bizet.


Avealı âşıklar bilir, yazım kılavuzu reglam acanslarında bir hiçtir!

Aşıklar

Avealı âşıklar arasında “aşık kemiği” ile “âşık” arasındaki farkı bilenlerin olduğunu ümit ediyorum.

Aşık kemiği10 numarayla gösterilen kısma “aşık kemiği” (talus) adı verildiğini Avealı âşıklara ve bu ilanı hazırlayanlara duyururum, ruma ruma rum!


Bir “f”den ne çıkar?

Afedersiniz

Kendilerini, “Batesmotelpro bir kreatif video prodüksiyon ekibidir. Online video üretmek amacıyla başta amatör olarak kurulmuş fakat zaman içerisinde gelişerek markalar için ürettiği ‘viral’ videolar sayesinde kendini profesyonel bir konuma getirmiştir.” cümleleriyle tanımlayan arkadaşlar,  “İyi müzik dinler, iyi insanlar olmaya çalışır. Her seferinde biraz daha iyi bir şeyler yapmanın peşindedir.” sözleriyle gönlümü aldı doğrusu.

“Bana Kitap Al” ve “Sütü Seven Kamyoncu”yla ilgi alanıma giren bu kafadarları, reklam sektörünün yazar takımı biraz hasetle biraz da “biz de bi’ yırtsak lan şunlar gibi” hissiyle takip ediyor görebildiğim kadarıyla. Panda için yaptıkları “Hazlı ve Öfkeli” videolarını seyrederken çenemin ağrıdığını not düşebilirim. Magnum’un “seks satar”ına okkalı, neşeli bir tokattı ortaya koydukları iş… “Post-production”daki bir senkron hatasını dahi görmezden gelmiştim.  Selin Şekerci’nin “taptahta”lı dondurmaya olan tutkusu defalarca seyredilebilir antrparantez.

Jolly Tur için yaptıkları “Cinnetten Bir Köşe”de gözüme takılan bir nokta oldu da… Çok affedersiniz ama “her seferinde daha iyi şeyler yapmanın peşinde” olan arkadaşlarımızın ellerinin altında şöyle muteber reklam ajanslarında kullanılan bir yazım kılavuzu olsa çok iyi olacak.


Pour la peau d’un flic veya “tabancacılık” oyunlarımın idolü

 


“Hakkını” yazamıyorsa biraz zor alır!

Hakını


Benim’O’ya kardeş geldi: Banada!

Banada Torku

Ürün adlarının hem yazım kurallarına hem Türkçeye uygun yazılması hususunda hassasiyet gösterenlerin korkulu rüyası, “marketing” üzerine kafa yoran reklamcıların, akademisyenlerin ve sokaktaki vatandaşın ilgi odağı Torku, ürün gamına “ısıl işlem görmüş” ve “fermente” sucukları da aldı nihayet. Gözün aydın Türkiye!

“Torku”nun, bahisçilerin aşina olduğu Inter Turku’yla hiçbir yakınlığı olmadığını hemen not edeyim. 100 kişiye sorduk ve 1 kişi “torku” kelimesinin “ipeksi, ipek gibi sağlam” olduğunu söyleyebildi. Padişahlara lâyık alt metniyle pazarlanan bu ürünün damaktaki yolculuğunu, bir Nutella tutkunu olarak ilerleyen günlerde test edeceğim.

Benim asabımı bozan hususun tahmin edilmesi zor değil. Adana yöresinde “domates”e, “banada” deniyormuş. Bu ürünün domatesle ilgisi olamayacağına göre… Başımızın tatlı belası -da ekinin katledilmesine eşsiz (!) bir numune olarak Torku Banada‘yı gösterebiliriz. Elbette Divân-ı Lugat-it Türk’te “banada”nın anlamı “kakao kreması” falan değilse!

Allah aşkına, piyasaya süreceğiniz ürüne isim koyarken biraz ciddiyet ve ihtimam gösterin. Tıpkı çocuğunuza isim koymadan önce kılı kırk yardığınız gibi… “Bunuda” kulağınıza küpe yapıverin bi’ zahmet beyler!


Bir şey mi değişti?

KP_Malül

“Fokus” ana haber bültenindeki bu haber başlığını görünce elim bir anda “akıllı” telefonuma gitmişti ve o ânı zaptedivermiştim aylar önce, kısmet bugünlereymiş.

“Malülen”, “malulen” mi oldu acaba? Gülbin Tosun da kurtamıyor, sade suya tirit “fokus” ana haber bültenini maalesef.


“Şaşa” ne ola?

Şaşa


Çok yaşa sen Varlık Büyük Cep Kitapları!

Meraklısı için: Graham Greene, Üçüncü Adam, Nisan 1959