Anaokullarınızda görev alacak İngilizce öğretmenleri ve okul öncesi sınıf öğretmenleri, apostrofun (kesme imi) ne zaman ve nerede kullanılacağını biliyorlardır inşallah. Unutmadan, “MEB’nin” de “MEB’in” olacak.
Deneyimle beni!
Peki, bu durumda “eşsiz meyve deneyimi” ne demek oluyor? “Tecrübe” (deneyle edinilmiş bilgilerin tümü) kelimesi Arapça olduğu için “öz Türkçe” neferlerince bu kelime için “deneyim” karşılığı tavsiye edildi, pardon, önerildi. Meyve deneyimini keşfetmek? Eşsiz meyve deneyimini keşfetmek? Acaba diyorum, “deneyimini” yerine “lezzetini” yazılsaydı nasıl olurdu?
Reklam meklam: Âşığım tahrişe!
Türkçenin güzide noktalama işaretlerinden biri de kesme imidir. Apostrof diyenlere itirazım yok. Yeter ki, yerli yerinde Türkçeyi tahriş edip tahrip etmeyecek bir şekilde kullanılsın. Ancak yılların çocuk şampuanı Johnson’s’a “Anneler Günü” vesilesiyle hazırlanan ilandaki Türkçeyi tahriş ve tahrip eden akla ziyan kesme imi/apostrof kullanımı, içim acıya acıya dile getirdiğim “reklam sektörü yengen” görüşümü biraz daha haklı çıkartacak raddede maalesef.
Günümüzde reklam ajanslarında “şapka kalktı” diyerek “reklam yazarlığı” yapıp para kazanan ve cümle içinde “varis” ile “vâris”i kullanması gerektiğinde “şapka” kalktı diyerek “şapka”ya da, “şapka”yı hatırlatana da posta koyan pek çok “reklam yazarı” var.
Mal meydanda: “aşık” ile “Tahriş’e karşı”! Yazıklar olsun.
“Farkındalık”ın önlenemez yükselişi!
The Dark Night Rises mübarek! Son zamanların en büyülü sözcüklerindendir “farkındalık”. “Farkındalık” devreye girdi mi akan sulara bir haller oluyor zannı ne zaman bitecek? Alt tarafı et yemekleri de sunulan bir restoran için “farkındalık yükseliyor” gibi boyundan büyük bir başlık atmak da Türkçeye tango yaptırmak olmalı.
“Maarifet”, “Afiyet”, “Lezzet”, “Feraset” gibi “et”li yazım furyasını başlatan “Nusret”e öykünülmesi ise insanı hüzne gark ediyor. Ne diyeyim? Allah akıl fikir versin.
Twitter’cılar için özlü sözlerin âlâsı burada!
Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayım der
Dün mektebe vardı bugün üstâd olayım der
Rûhî-i Bağdâdi
*
Tok olan cümle cihânı tok sanır
Aç olan âlemde ekmek yok sanır
Sabâyî
Twitter’cılar için özlü sözler burada!
Elinden geliyorsa gönül yıkma
Yıkık gönlün âhı yıkar âlemi.
Sâdi
Reklam meklam: Türkçeyi de “ustalıkla” kullanmak şart!
Merhum Nurullah Ataç’ın arası hiç iyi değildi “ve” bağlacıyla. Bilen bilir. Tilciklerin efendisi Arapçadan mülhem “vü”nün “ve”ye dönüşüp Türkçeye girmesine katlanamıyordu. Yeni nesil reklamcıların da arası iyi değil şu “ve” bağlacıyla.
Oysa iki kelimeyi “ve” bağlacıyla kullandığınızda ek hususuna azami dikkat göstermek iktiza ediyor. “Ustalıkla ve özenle üretildi.” yazmak köylülük falan değil sevgili Lille’liler! Her şeye “süper” demekle olmuyor bu işler!
Reklam meklam: TEB’i tebii!
Kredilerin doğru kullanımı mı? Kredi kartlarının doğru kullanımı mı? Kredilerin ve kartların doğru kullanımı mı? “Ve” bağlacını kullanırken ciddiyet elden bırakılmamalı. Hele hele reklamcılıkta… Değil mi, kıymetli Bordeaux’lular?
“Allasen”*
* N’aptın Tabur abi? Halbuki karşındaki “yalnız” adam, senin de belirttiğin gibi “YANLIZIM” değil, doğru bir şekilde “YALNIZIM” diyor. Yok yere kırmışsın garibanın kalbini Tabur abi. Af buyur, elâleme verirken talkını, kendin yutmuşsun salkımı.
Türkçeyi deneyimlemenin o tuhaf büyüsü!
Radikal’den Banu K. Yelkovan, cümlelerin arasına sıkıştırıldığında, okuyanda şok etkisi yaratıp intellectuel dozu yüksek bir metin okuyormuş hissi veren “deneyimlemek” sözcüğünü de kullanarak bütün Türkçe açıklarını kapayabileceğini düşünmüş olmalı ama nafile!
(…) “yıkanıp yıkanamayacağını görmek istiyor.” yazsa kıyamet mi kopardı acep? “Teşbihte hata olmaz kategorisinden” nece? Banu Hanım, size bir sır vereyim mi? Türkçede böyle bir kullanım yok. Ona “teşbihte hata olmaz kabilinden” derler. Siz de Türkçeyi daha derinlemesine, enine boyuna deneyimlemek isterseniz, spor basının usta kalemi İslam Çupi’yi okuyun lütfen.





