Çekemez oldum yâhu, bu şarz telâşını
Ne zaman yola çıksam unuturum başlığını
Ömür dediğin cihaz, pil ömrü gibi bitmez mi?
İki “tık” arasında, hakikati şarz etmez mi?
Derler ki ruhun şarzı zikirdedir, tefekkürde
Ruhlar arızalı şimdi, priz her yerde
Her köşe başında “powerbank” arayan dilber
Yürek nerede yorulur, nerede şarz eder?
Eskiden abdest alıp beş vakit namaz kılmak
Cânı full’lemek, Hakk’la şarzlanmak
Şimdi off olduk, içimiz sıkıntıdan daralır
Ekran parlamazsa hayatımız deşarzla sıkılır
Yediğimiz hurmalar, döner gelir tırmalar
Amelin şarzı, gönülden damlar
Ömür bir kablo mu, ucu nereye bağlı?
Bilen söylesin, bu dünyanın şarzı sağlam mı?
Var git, prizden uzaklaş, bir kafenin gölgesine otur
Bak gör o zaman garson değil, gönlün yol bulur
Medyanı şarz etmekten gönlünü unuttun sen
Mübarek alet değil, seni tüketen düzen
Boş ver bu işleri, devâsâ telleri
Asıl şarz eden odur, doldurur gönülleri
Sen doksan dokuzda kaldın, yüze varamadın
İçin kuruyup dururken nereyi dolduracaktın
Yorum bırakın