Author Archives: adnanalgin

İki “ses”, bir “aktris”!

Ah, bu revnaklı sesler… Ah, bu zarif insanlar… Tanıyabildiniz mi bu dublaj ustalarını? Çıkarabildiniz mi “Sultan” lakaplı hanımın oyunculuğunu ete kemiğe büründüren bu harika sesleri? Hiç işittiniz mi “Sultan”ımızın ününün yayılmasında büyük katkıları olan bu değerli insanlara gönderdiği saygılı selamlarını, minnet hislerini?

Biliyorum, çok yoğunsunuz, vaktiniz de yok… Daha bi’ sürü post atacaksınız filtresiz bira içerken filtreli uygulamalarla sosyal medyadaki hesaplarınıza… Yazayım: Solda, Çağrı (The Message) filminin anlatıcısı Tarık Gürcan ile 1952’de dünya evine giren zarif eşi Nevin Akkaya Hanımefendi yer alıyor. Sağda ise Maya sanat galerisinin sahibi, döneminin tiyatro eleştirileri yazılarıyla olduğu kadar “Fitne Fücur” takma adıyla kaleme aldığı dedikodu yazılarıyla da isminden söz ettiren, “Dublaj Kraliçesi“ olarak anılan, Lorel-Hardy’yi unutulmazlar arasına sokan dublaj canavarı Ferdi Tayfur’un kız kardeşi Adalet Cimcoz.


Bi’ çay içer miyiz?


Hayat ne sürreel bi’ tulûat di mi?

(1951-2021)


Ömre bedel şu “ombré”!

Lokantalarda “çipura” yazılamaması ne ise kadın berberlerinde de “ombré” odur; bir türlü doğru yazılamaz. Dikkatinizi çekmiştir eminim, “GELİN SAÇI” da niçin “KAŞ DİZAYN”, gelin de çıkın damadın içinden!


Farkhunda mısınız?


Ran da ran!

Çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır.
Haram sevaboldu, sevap haramdır.


Kel değil, Fadoul!


Ne demek istiyor bu “son aile bükücü” Sinpaş?

“Aile tatili anlayışı”, “ailelere özel” vurgusuyla Kızılbük’te son aile bükücü bir inşaat şirketinin “welness olanakları”nı resmederken ve “asırların mirası termal kaynakları” gözümüze gözümüze sokarken başında bonesi bulunan “tesettür mayo”lu güzel yüzlü “anne”nin havuzda süzüldüğü bu ayrımcı mı ayrımcı sözde reklam, reklamcılık tarihinde yerini çoktan aldı.

Ne yani, Sefamerve’nin web sitesinden mi giyinip gelecek kafanızdaki “aile”nin annesi? Boyner’den giyinen bir ailenin “anne”sine yassah mı bu Sinpaş Kızılbük? Evet, yasak… mış. “Yeni Nesil Muhafazakar Tatil” diye yazmışlar. Bu durumda n’olmuş oluyor? “Muhafazakar” olmayanlar giremez! Bi’ de “muhafazakâr” yazabilselermiş… “Destinasyon”lu, “welness”lı, “konseptli” oltaları artık kimse kolay kolay yutmuyor, bunu da bilesiniz.


Sabâyî’den…

Tok olan cümle cihânı tok sanır / Aç olan âlemde ekmek yok sanır


Sherbet

sherbet

who knows when we fooled by love

trauma, plaster and oppression

take my measure by your lips

pitch-black smiling on my wrists

forget me, let the cookies get stale

marbling, insanity and consolation

let the human hide the human in his blood

your breathe is puerpera sherbet of my heart

aa