Dün Sözcü TV’de Senem Toluay başladı öncelemeye. Bir konuyu önceledi, ardından bir başkasını… Derken Timur Soykan da öncelemeye başladı. Televizyon karşısında kelimenin bir ağızdan ötekine bulaşmasını seyrettim. Kuluçka süresi birkaç dakikaymış.
Bi’ dakika, şimdi sözlükleri kuşanıp üzerime yürümeyin. Öncelemek Türkçede var. Üstelik ikisi de doğru anlamda kullandı. İyi de kardeşim, “öncelik vermek” dururken “öncelemek” nedir Allah aşkına? Ne tatsız, ne sevimsiz bir fiil! Söylerken bile insanın ağzına yakışmıyor. Bir hece tasarruf edip biraz daha “entel” görünmek için cümlenin canına okudunuz.
Bir konuşmacının ağzına yerleşti mi öteki de anında üzerine atlıyor. Bir süre sonra tartışılan konuyu bırakıp kelimenin kaçıncı kez kullanıldığını saymaya başlıyor insan.
Bir sonraki yayında “öncelik vermek”i de öncelerler umarım.
Bir Cevap Yazın