Category Archives: Uncategorized
Asıl mesele ne?
Alice: Asıl mesele, kelimelerin bu kadar farklı anlamlara gelip gelmediği.
Humpty-Dumpty: Asıl mesele, gücün kimin elinde olduğu…
L. Carroll, Alice Harikalar Diyarı’nda
SPK uyuma, gerçek yatırımcıya sahip çık!
Yılların hisse senetlerini “kumar kaadı”na çevirdiler ve SPK buna öylece bakıp durdu, yazıklar olsun!
DEVA HOLDİNG, ECZACIBAŞI İLAÇ, ECZACIBAŞI YATIRIM üç beş açgözlü ulusal ve uluslararası çakalın kumar kâğıdı oldu, corona virüsü teranesi sebebiyle ve asansörden şelaleye uzanan bir skalada at oynatıyor üç beş kansız! Global sermayede çok farklı bir oyun oynanıyor, hatta global ekonomik düzen yeniden dizayn ediliyor. Keşke Aytunç Altındal ile Ünsal Oskay hayatta olsalardı…
BIST’in yatırım aracı olmadığı algısı iyice yerleştirildi küçük yatırımcıya acı bir şekilde ve zırt pırt devre kesicilerle çıkışları baskılayan SPK, bu üç hissedeki asansör hareketlerine de diğer blue-chip’lerdeki kan kayıplarına da seyirci kaldı anlaşılmaz bir umursamazlıkla.
Yazık oldu Süleyman Efendi’lere…
Türkün “corona virüsü”nü yazıya geçirmeyle imtihanı sürüyor!
Anlı şanlı corona virüsünün nasıl ve nereden yayıldığına dair ahkâm kesmeyeceğim, bunu yapan pek çok kişi var sağda solda nasılsa! Benim dikkatimi çeken nokta şu: “Corona virüsü”nün haber metinlerinde, televizyon kanallarındaki yazılışı.
Batı dillerinde “coronavirus” olarak yazılıyor. Biz de batılılardan özel adları alıp yazıya aktarırken hiçbir sorgulama yapmayız. O sebeple “adamım” Enver İbrahim’i ha babam “Anouar Brahem” diye yazıp dururuz! Konunun uzmanı Murat Bardakçı’dır. Bu konuya dair yazılarını arama motorlarında sörf yapıp bulabilirsiniz.
Şimdi… “Corona virüs” değil! “Coronavirüs” da değil! “Koronavirüs” hiç değil! Doğru yazımı “corona virüsü”dür. Olur da şu satırları okuyan birileri çıkarsa şunları diyecektir muhtemelen: “Ulan, dünya hastalıktan kırılırken, millet eczaneden eczaneye ‘kolonyağı’ diye seyirtirken, market market makarna, pirinç stoklarken çıkmışsın koronavirüs nasıl yazılır diye ukalalık yapıyosun hırto!”
Eğer diline sahip çıksaydın Covid-19’un aşısını sen bulurdun, yeni dünyayı sen dizayn edip Elon Musk’ı Anadolu’nun bağrından sen çıkarırdın!
“Berber”e gel!
“Sans la liberté de blâmer, il n’est point d’éloge flatteur”
Hava atmak için yazmadım üstteki cümleyi. “Berber” anlamına gelen “figaro” kelimesini bi’ kenara not edip motto’suna epey Fransız kaldığımız Le Figaro gazetesinin ana ilkesinin Türkçesini okuyalım: Eleştirme özgürlüğü olmadan, pohpohlayıcı övgüler de olmaz.
Pierre Beaumarchais’nin 1778’de yazdığı Le Mariage de Figaro, daha sonra, entellektüel (tek “l”lisini sevmiyorum; yavan geliyor) kesimin Amadeus, avamın ise Mozart olarak bildiği dâhi tarafından operalaştırılan Figaro’nun Düğünü‘ndeki berber, evet evet, düpedüz berber Figaro’nun oyununda geçer bu güzide söz. Hani, özellikle sağ politikacıların oy potansiyellerine hoş görünmek için sık sık yerdiği Figaro’nun Düğünü operasında…
Bu kadar cehalet ancak Cüneyt Özdemir ile mümkündür!
Haftada iki üç kez Enver ağabeyimi dinlemezsem olmaz. Yine YouTube tesmiye edilen şeytan âletindeyim. Âdet olduğu üzere de “Astounding Eyes of Rita”nın Bükreş’teki “live” icraını seyredip dinlerken hayallere dalıyorum. O da ne! Türkçe yorumlar gördüm. Hele şu yorumu okuyunca oturduğum sandalyeden düşeyazıyordum: “Türkçe yorumlar daha fazlamı ne ?cüneyt özdemir adamı turkiyede meşhur etti” Hey Allah’ım sen aklıma mukayyet ol! Yamalı Poğaça’da kaç kez yazdım, kaç yazımda atıfta bulundum üstadımız Enver Bey’e… her neyse! Bi’ de C. Özdemir meşhur etmişmiş! Güleyim mi, ağlayayım mı?
“Bu şarkının da sözlerini çok beğeniyorum! The Astounding Eyes Of Rita – Anouar Brahem” buyurmuş, 10 Nisan 2019’daki tweet’inde büyük Türklerden Cüneyt Özdemir Bey! Tam da tut kelin perçeminden hadisesi!
Tutmaya çalışayım: Bir kere bu bir “şarkı” değil! Filistinli şair Mahmut Derviş, eşi için “Rita ve Tüfek” adlı bir şiir yazmış. Üstadımız Enver İbrahim de (Batılılar “Anouar Brahem” der), bu şiirden ilham alarak bu enfes besteyi ve pek tabii albümle aynı ismi taşıyan CD’yi 2009’da biz dünyalılara armağan etmiş kıymetli bir udî-bestekârdır. Hepsi bu.
Sakallı Celâl’i anmadan geçmeyeceğim elbette: “Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkündür.”
Meraklısına: Türkçe yorum yapanlar olur da Yamalı Poğaça’ya denk gelirlerse şu göz kamaştıran iki “bio”yu okumadan geçmezler umarım. Cüneyt Özdemir, bakalım daha kimleri “meşhur” edecek!
https://www.ecmrecords.com/artists/1435046380/anouar-brahem
https://www.anouarbrahem.com/fr/bio/
Kâbus olmalı bu: KÂBÛS-NÂME değil, “Ḳābûsnâme”!
“Nasihat, görgü kuralları, eğitim ve ahlâk, ilimler, meslekler, devlet adamları ve görevleri hakkında bilgi veren Ḳābûsnâme, Nizâmülmülk’ün Siyâsetnâme’siyle aynı çağda yazılmıştır ve Farsça nesrin seçkin örneklerinden biridir.”


