“Türkçenin doğru kullanılması ve konuşulması adına çaba göstermiştir. Atasözü, deyim, ikilemeleri derlediği sözlükleri ve yazım kılavuzu bulunmaktadır.”
Huysuz ve tatlı insan, on parmağında on marifet yokmuş gibi yaşayan mütevazı yazı emekçisi Vural Sözer, kabrinden fırlayıp bu cümleyi yazanlara sunturlu bir küfür savurmuyorsa orada da yazmaya devam ettiğindendir.
“Türkçenin doğru kullanılması ve konuşulması adına” ne demek? Adına, birinin yerine, vekâleten demek. Oysa burada denmek istenen “için”, “uğruna”. Türkçe adına konuşulmaz, Türkçe için çalışılır. Bunu en iyi bilen adama bu cümleyi kurmak düpedüz hakarettir.

Bir de “çaba göstermiştir” demişler. Kilyos’ta öğle rakısını birlikte yudumlama şerefine nâil olduğum, sahici bir reklam canavarı Vural Sözer, “çaba” ile “gayret” arasındaki farkı bilen bir yazı işçisiydi. Çaba dağınıktır, insiyâkîdir (“içgüdüsel” yazayım, anlarsınız); gayrette ise niyet ve irade vardır. “Cehd”i anlı şanlı TDK öğretemez size; çünkü “ESKİMİŞ > çaba” diye kayda geçirmiş! Yeri değil, şimdilik susuyorum. O hep gayret ederdi. Ey teis.yesevi.edu.tr yazarları, “Vural baba” sizin o “adına” sakilliğinize yüz vermezdi.
Sen rahat uyu Vural abi.
Benim için, “Meğer iki adım ötemde Adnan Algın adında biri daha varmış!” diye yazmıştı. Neye istinaden? Kendisini “mayın tarlasında piknik yapan (bilmeden değil, bile bile) boşa kürek sevdalısı bir yürek” saymasına… Mayın tarlasında bile bile piknik yapan, boşa kürek sevdalısı ruh kardeşin meydanı boş bırakmayacak.
Elbet bir görüşeceğiz.
Sen yine Yamalı Poğaça’da hata avına çıkarsın, ben sana izah ederim. Belki orada kevser şarabı da içeriz.
Allahaısmarladık.
Bir Cevap Yazın